%35 Yeni
  • ISBN Kodu : 9786254440489




42,00
27,30
Kampanya
  • Kitap Tanıtımı
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Tavsiye Et
  • Resimler
  • Öneri Kutusu
  • Şişli’deki üç katlı pembe binanın perdeleri sıkı sıkıya kapalıydı.
     
    Gaz lambasının cılız ışığı, odayı hayal meyal aydınlatıyordu.
     
    Altı kişiydiler.
     
    Üzerine harita yayılmış masanın etrafında, ayaktaydılar.
     
    Talihsiz bir kuşağın çocuklarıydılar.
     
    Hayat onları hep mecbur bırakmıştı.
     
    Bıyıkları terlediğinden beri neredeyse bir gün olsun günyüzü görmemişlerdi, Çanakkale’den Trablus’a, Yemen’den Sina’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a vuruşmadıkları coğrafya kalmamıştı.
     
    Ve neticede, işte bu daracık odaya sıkışmışlardı.
     
    Uzuuun uzun anlattığı haritadan başını kaldırdı.
     
    Adeta nefes bile almayan arkadaşlarına baktı.
     
    Ulusun kader anıydı.
     
    Söylenecek ne varsa söylenmişti.
     
    Söz bitmişti.
     
    O çelik mavisi gözlerinde belli belirsiz bir keder bulutu dolaştı.
     
    “Vakit tamam” dedi...
     
    “Umutsuz olmayacağız.
     
    Uçurumun kenarındayız.
     
    Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar.
     
    Son bir cüret
     
    belki kurtarabilir.
     
    Anadolu’ya geçiyoruz!”
     
    Şişli’deki üç katlı pembe binanın perdeleri sıkı sıkıya kapalıydı.
     
    Gaz lambasının cılız ışığı, odayı hayal meyal aydınlatıyordu.
     
    Altı kişiydiler.
     
    Üzerine harita yayılmış masanın etrafında, ayaktaydılar.
     
    Talihsiz bir kuşağın çocuklarıydılar.
     
    Hayat onları hep mecbur bırakmıştı.
     
    Bıyıkları terlediğinden beri neredeyse bir gün olsun günyüzü görmemişlerdi, Çanakkale’den Trablus’a, Yemen’den Sina’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a vuruşmadıkları coğrafya kalmamıştı.
     
    Ve neticede, işte bu daracık odaya sıkışmışlardı.
     
    Uzuuun uzun anlattığı haritadan başını kaldırdı.
     
    Adeta nefes bile almayan arkadaşlarına baktı.
     
    Ulusun kader anıydı.
     
    Söylenecek ne varsa söylenmişti.
     
    Söz bitmişti.
     
    O çelik mavisi gözlerinde belli belirsiz bir keder bulutu dolaştı.
     
    “Vakit tamam” dedi...
     
    “Umutsuz olmayacağız.
     
    Uçurumun kenarındayız.
     
    Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar.
     
    Son bir cüret
     
    belki kurtarabilir.
     
    Anadolu’ya geçiyoruz!”
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.